“Cennete ne ile girilir hocam?”

Şam evliyâsından Ahmed Nahlâvî hazretleri, 1744 (h.1157) senesinde vefât etti.

Şam’da, Hâtuniyye Medresesinin bahçesine defnedildi.

Vezîr Süleymân Paşa, bu zâtın bulunduğu yere vazîfeli gelmişti.

Nahlâvî hazretleri onun ziyâretine gitti.

Vezîr karşıladı.

İltifatta bulundu…

Bir müddet sohbet ettikten sonra vezîr burada işinin bittiğini bildirerek ayrılmak için Hazret-i Nahlâvî’den izin istedi.

O da sordu vezîre:

“Yolun ne tarafa?”

Vezîr cevâben;

“Sultânın emrettiği yere” deyince de;

“Hiç kimse, yarın ne olacağını, ne göreceğini bilemez” meâlindeki âyet-i kerîmeyi okudu…

On beş gün geçti.

Vezîrin vefât haberi geldi.

● ● ●

Bir gün bu zâta;

“Hocam! Cennete ne ile girilir?” diye sordular.

Cevâben;

“Ancak Allah’ın rahmetiyle girilir” buyurdu.

Sordular yine:

“Herkes de mi?”

“Evet herkes. Nitekim Efendimiz (aleyhisselâm) eshâbına; ‘Hiçbir kul, kendi ameliyle Cennete girmez. Ancak Allahü teâlânın rahmetiyle girebilir’ buyurmuştur” dedi.

Abdüllatif Uyan’ın önceki yazıları…


Comments are closed.