Ülkemizde pek çok velî vardır

Güzel ülkemizde ve diğer İslâm ülkelerinde de pekçok evliyâ vardır. Mesela Ankara anıldığı zaman ise, Hâcı Bayrâm-ı Velî ve Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazerâtı hâtırlanır…

Bildiğimiz üzere, Kur’ân-ı Kerîm’de meâlen: “Biliniz ki, Allahü teâlâ’nın evliyâsı için azâb korkusu yoktur. Ni’metlere kavuşmamak üzüntüsü de yoktur” (Yûnus sûresi, 62) buyurulmuştur.

“Sahîh-i Buhârîde geçen bir “hadîs-i kudsî”de; “Evliyâmdan birine düşmânlık eden, benimle harb etmiş olur…” buyurulmaktadır.

Büyük muhaddis Ebû Nuaym el-İsfehânî’nin “Hilyetü’l-Evliyâ” isimli kitâbında zikrettiği bir hadîs-i şerîfte ise: “Evliyâ görülünce, Allahü teâlâ hâtırlanır” buyurulmuştur.

Yahyâ bin Muâz (rahmetullahi aleyh), “Evliyânın sohbetine kavuşan, şeytânın elinden kurtulur, her ân Allahü teâlâ ile berâber olur” demiş; İmâm-ı Gazâlî de (rahimehüllah), mahşerde, önce Peygamberlerin (aleyhimüsselâm), sonra Evliyâ-yı kirâmın, Allahü teâlânın izni ile, günâhı çok olan mü’minlere şefâat edeceklerini bildirmiştir. İmâm-ı Kuşeyrî (rahmetullahi aleyh) ise, Allahü teâlâ’nın evliyâsının, büyük günâh işlemekten mahfûz (korunmuş) olduklarını da belirtmiştir.

Güzel ülkemizde pekçok evliyâ bulunduğu gibi, İslâm âleminin diğer ülkelerinde de durum böyledir:

(Özbekistân’da) Buhârâ ve Semerkand denilince, hemen İmâm-ı Buhârî, Şâh-ı Nakşibend ve İmâm-ı Mâtürîdî (rahmetullahi aleyhim); (Irâk’ta) Bağdâd denilince İmâm-ı A’zam ve Abdülkâdir-i Geylânî (rahmetullahi aleyhimâ); (Hindistân’da) Serhend denilince de İmâm-ı Rabbânî Müceddid-i Elf-i Sânî Ahmed Fârûkî Serhendî, oğlu Muhammed Ma’sûm Fârûkî ve onun da oğlu (ya’nî İmâm-ı Rabbânî’nin torunu) Seyfeddîn-i Fârûkî (rahmetullahi aleyhim) hâtırlanmaktadır. Türkiye’de ve yurt dışında buna benzer misâlleri çoğaltmak mümkündür.

Meselâ Kastamonu denilince, Şeyh Şa’bân-ı Velî ve seyyid Ahmed Siyâhî hazretleri (rahmetullahi aleyhimâ); Bursa denildiğinde Molla Fenârî, İsmâil Hakkî Bursevî, Emîr Sultân, Muhammed Üftâde hazerâtı (rahmetullahi aleyhim); Konya denilince, hemen Hazret-i Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, hocaları Şems-i Tebrîzî ve Sadreddîn-i Konevî hazretleri (rahmetullahi aleyhim) hâtırlanmaktadır. Kırşehir anıldığında Ahî Evrân, Nevşehir anıldığı zaman Hünkâr Hâcı Bektâş-ı Velî; Erzurum anıldığında, İbrâhîm Hakkî Erzurûmî; Ankara anıldığı zaman ise, Hâcı Bayrâm-ı Velî ve Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazerâtı (rahmetullahi aleyhim) hâtırlandığı gibi.

Elâzığ zikredildiğinde, Seyyid Ali Septî, Seyyid Mahmûd-i Sâminî ve Seyyid Osmân Bedreddin-i Erzurumî hazretleri (rahmetullahi aleyhim) ve Erzincân denilince de, hemen hâtıra Terzi Baba hazretleri (rahmetullahi aleyh) gelmektedir.

İlim-irfân yatağı, bereketli bir şehir olan Siirt’ten bahsedilince, İsmâîl Fakîrullah, İbrahîm Hakkî Erzurumî ve Şeyh Memdûh (rahmetullahi aleyhim) gibi zevât hâtırlanmaktadır.

İnsanlara doğru yolu göstermeleri, hâl ve hareketleri ile örnek olmaları, evliyânın belli başlı vasıflarındandır. Ayrıca, Allahü teâlânın rızâsı için insanların dertleri ile dertlenmeleri ve fedâkârlıkları onların şânındandır…

Prof. Dr. Ramazan Ayvallı’nın önceki yazıları…


Comments are closed.