“Sen bunun için yaratılmadın!”

Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri henüz çocuktu ki, tarlaya, çift sürmeye gitti. Hayvan dile geldi ve; “Ey Abdülkâdir! Sen bunun için yaratılmadın” deyiverdi. O, bu sesi duydu. Korkup eve geldi ve annesine; “Anneciğim! Bana izin verirsen Bağdat’a gideceğim” dedi. Annesi sordu: “Orda ne yapacaksın?” “İlim tahsil edeceğim.” Kadıncağız; “Pekâlâ evlâdım” dedi. Koltuğunun…

Devamını oku

Muhabbet, her türlü kiri ve lekeyi temizler…

“Hakîki muhabbet hâsıl olunca, artık zikreden, zikrolunanı müşâhede ile, görür gibi zikreder.” Şeyhülislâm Behâeddîn Zekeriyyâ hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. 1169 (H.565) senesinde Hindistan’da Mültân şehrinde doğdu. 1266 (H. 665) senesinde orada vefât etti. Namazını Hâce Nizâmüddîn-i Evliyâ kıldırdı. Bağdât’a gelip o zamânın büyük velîlerinden Şihâbüddîn-i Sühreverdî hazretlerinin talebelerinden oldu.…

Devamını oku

Kim ne ederse kendine eder

Nasihatleri tesirli olan bir zat varmış. Hükümdarın huzurunda bir gün şöyle demiş: Kötünün kötülüğü kendine yeter!.. Haset, bir kimsenin hayırlı bir işi veya evi, malı, mülkü, ilmi olsa, o kimseden bunların gitmesini, onda olmayıp, kendinde olmasını istemektir. Onda olduğu gibi kendisinde de olmasını istemek haset olmaz. Buna gıpta etmek, imrenmek…

Devamını oku

“O, benim evlâdımdır”

Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri (rahmetullahi aleyh) hem seyyiddir, hem de şerîf. Doksanbir yaşında, Bağdat’ta vefât etti. Doğduğunda, babası, tam altmış yaşındaydı. Annesi de yaşlanmıştı. İkisi de evliyâdandı. Ve Resûlullahın evlâdı idiler. Abdülkâdir henüz doğmamıştı ki, bir gün önce, babası rüyâ gördü. Şöyle ki; Peygamberimiz, ona; “Allahü teâlâ, sana bir erkek evlât…

Devamını oku

“Efendinin Muhyiddîn-i Arabî ile ne alıp veremediği var?”

“Sel gibi gözyaşı dökmeyenler, hakîkat denizinden inci-mercan toplamaya muktedir olamazlar.” Sekran Bâlî Efendi Osmanlı âlim ve evliyâsından olup İzmir-Tire’de doğdu. İstanbul’da Kânûnî Sultan Süleymân’ın hocası Hayreddîn Efendi’nin yanında tahsilini tamamlayıp Kepenekçi Medresesine müderris tâyin edildi. Ali Paşa Zâviyesinde Ramazan Efendi’nin yanında tasavvufta ilerleyip icazet aldı. Hocasının vefatından sonra bu zaviyede…

Devamını oku

Öyle bir hayat yaşa ki…

Bu dünyada hem garibiz, hem yolcuyuz. Garibiz, çünkü daha önce burada değildik. Yolcuyuz, istesek de bizi burada durdurmazlar. Hepimiz burada misafiriz… Hayat, bir rüya, bir film gibi sanki. Yazılı bir senaryonun oyuncularıyız. Bizden öncekiler oyunlarını oynayıp geçip gittiler. Biz de, pek fazla etki edemediğimiz bir hayat yaşıyoruz. Sahne değişiyor, kostüm…

Devamını oku