Şirkten, küfürden korunmak için…

Müslüman, kendisini küfürden muhafaza etmesi için, Allahü teâlâya çok dua etmelidir. Sual: Bir Müslüman, imanı gideren bir şey yaptığında, bundan tövbe etmek için ne yapması lazımdır? Cevap: İmanının gitmesine sebep olan şeyden tövbe etmedikçe, yalnız Kelime-i şehâdet söylemekle, namaz kılmakla, Müslüman olmaz. İmanın gitmesine sebep olan şeyi yaptığını inkâr etmesi…

Devamını oku

“Azgınların gideceği yer cehennemdir!”

Meymun bin Mihrân hazretleri, Tâbiîn’in büyüklerindendir. Bu zât anlatıyor: Bir gün, Eshâb’tan biri, Kur’ân-ı kerîm okuyordu. Hicr sûresinde; “Şüphesiz o azgınların gideceği yer cehennemdir” meâlindeki âyet-i kerîmeyi okudu… Orada Selmân-ı Fârisî hazretleri de vardı. O, bunu işitti. Hüzünlendi . Ve ellerini başına koyup, hemen ağlamaya başladı. Sonra kalkıp ne tarafa…

Devamını oku

“Allahü teâlâ, hasetçi kimsenin düşmanıdır!”

“Ey mümin! Ne oluyor ki, seni, komşunu; yemede, içmede, giymede kıskanır görüyorum. Bu nasıl iş?” Kıdvet-ül-Evliyâ hazretleri Hindistan’ın büyük velîlerindendir. Radul şehrinde doğdu. Burada tahsilini tamamladıktan sonra Pânipüt şehrine giderek Celâleddîn Pânipütî’nin sohbet ve hizmetinde bulundu. Kısa zamanda icâzet almakla şereflendi. Hilâfet hırkası giyip, insanlara doğru yolu göstermek için, hocası…

Devamını oku

Zalime, kâfire beddua etmek!

Adını söyleyerek, belli bir kâfire lânet etmemeli. Genel olarak, “Müslümanlara zulmeden kâfirlere lânet olsun!” demekte mahzur olmaz. Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) bazı Peygamberler gibi kavimlerine genel bir beddua etmemiş ama muayyen günahları işleyenleri lanetlemiştir. Mesela ikisi şöyledir:(Lutilere Allah lanet etsin!) [Beyheki](Paraya tapana lanet olsun!) [Tirmizi]Ayrıca isim söyleyerek beddua…

Devamını oku

“Onlar cahil ve ahmak kimselerdir!”

Meymun bin Mihrân hazretleri, Tâbiîn’in büyüklerindendir. 734 (Hicrî 116) senesinde Cezîre’de vefât etti… Bir gün bu zâta; “Efendim, hiç çalışmayıp da, rızkımız ayağımıza gelir diyenler hakkında ne buyurursunuz?” dediler. Büyük zât dinledi. Ve cevap olarak; “Onlar hem câhil, hem de ahmak kimselerdir” buyurdu. Sebebini sordular. Cevâbında; “Çünkü İbrâhim aleyhisselâm gibi…

Devamını oku

“Dünyâya düşkün olanlar, lezzette sınır tanımazlar!”

“Sâlihler, Allahü teâlâdan gelen belâ ve musîbetlerden öyle lezzet alırlar ki…” Ahmed es-Sekkâf hazretleri evliyâ ve İslâm âlimlerinin büyüklerinden olup evliyânın büyüklerinden Abdurrahmân es-Sekkaf hazretlerinin oğludur. 1425 (H.829) senesinde vefât etti. Zamânında bulunan büyük velîlerin sohbetlerine devâm ederek ve çok gayret ederek, tasavvuf yolunda ilerledi. Kısa zamanda yetişerek, büyük âlimlerden…

Devamını oku