“İşte hakîkî bir talebe”

İstanbul’da yetişen büyük velîlerden Atpazarlı Osmân Fadlı Efendi hazretleri, 1691 (h.1102) senesinde Kıbrıs‘ın Magosa şehrinde vefât etti. Kabri Magosa’dadır. Gençliğinde ilmi ve âlimleri öven bir şiirden etkilenip, ilim tahsîli için İstanbul’a geldi. Zâkirzâde Abdullah Efendi’ye gitti. Huzûruna girdi… Onu çok sevdi. Ve kalbinden; “İşte hocamı buldum!” dedi. Hocası da onu…

Devamını oku

“Bir kimseyi övmekte ve yermekte acele etmeyin!”

“Bugün memnun olmadığınız bir kimseden, yarın memnun olabilirsiniz…” Cemâleddîn Geylânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. On ikinci asrın sonlarında İran’da Kazvin’de vefât etti. Necmeddîn-i Kübrâ hazretlerinin sohbetinde ve hizmetinde bulunarak yüksek derecelere kavuştu ve icazet verilerek talebe yetiştirdi. Sohbetlerinde buyurdu ki: Allahü teâlânın emir ve yasaklarına uyunuz. Kim bunlara uyarsa, bu onlar…

Devamını oku

Kalp kırmaktan sakınmak!..

Gönül yapmayı en büyük kazanç, kalp kırmayı ise en büyük zarar bilmeli; hiç kimsenin kalbini incitmemeye dikkat etmelidir. Kimsenin gönlünü incitmemek; merhameti, tevazuu, güler yüzü ve tatlı diliyle etrafına huzur ve güven vermek, müminin güzel vasıflarındandır. İnsanın kalbi, Allahü teâlânın nazar ettiği, iman ve muhabbetin yerleştiği çok kıymetli bir yerdir.…

Devamını oku

Ölüm acısını duymayanlar!..

Tâbiîn devrinde Medîne’de yetişen büyük âlimlerden Atâ bin Yesâr hazretleri, 84 yaşında iken 721 (H.102) târihinde İskenderiye’de vefât etti. Bir gün sohbetinde; “Müminin ölümü, büyük saadettir. Çünkü ölümle Rabbine kavuşacak” buyurdu. Ve şunu anlattı: Kulun eceli gelir. Son nefesleridir. O anda kendisine Peygamber Efendimiz (aleyhissalâtü vesselâm) gösterilir. Ve kendisine; “Bunu…

Devamını oku

“Onlar birbirlerini, Allah rızâsı için severler…”

“Allahü teâlânın öyle kulları vardır ki, kalpleri güneşten daha parlaktır…” Ayn-ül-Kudât Hemedanî hazretleri tanınmış fıkıh âlimlerindendir. İran’da Hemedan’da doğdu. 1131 (H.525) senesinde orada vefat etti. Hemedan’a İmâm-ı Gazâlî hazretlerinin kardeşi Ahmed Gazâlî geldi. Onun sohbetine yirmi gün kadar devâm etmekle şereflendi. Bu zaman içinde daha önce onda bulunmayan tasavvuf derecelerine…

Devamını oku

Sevmek de düşmanlık da Allah için olmalı…

“Sırf Allah rızâsı için bir kimse ile arkadaş olan Cennette hiçbir amele verilmeyen yüksek bir dereceye kavuşur.” Allahü teâlâyı sevmek çok kıymetli bir cevherdir. Gerçek sevgi iyilikle artmaz, kötülükle eksilmez. Bunun için sevgiliden gelen her şeyi gülerek, sevinerek karşılamak lâzımdır. Ondan gelenlerin hepsi tatlı gelmelidir. Sevgilinin sert davranması aşağılaması, ikrâm,…

Devamını oku