Ben unutsam bile ölüm beni unutmaz

“Yazık bana! Ölümden nasıl kaçarım. Kaçsam bile o mutlaka bana yetişecektir. Ben ölümü nasıl unutabilirim.” Medine’de doğan Avn bin Abdullah hazretleri Tâbiîn devrinin büyük velilerindendir. Kûfe’ye hicret ederek orada yerleşti. 733 (H.115) senesinde vefat etti. Abdullah bin Amr, Ebî Bürde ve diğer Eshâb-ı kirâmdan (radıyallahü anhüm) hadîs-i şerîf rivayet etti.…

Devamını oku

Sabır ilaçtır…

Sabretmek insanlara mahsustur. Meleklerde sabır olmaz. Onlarda nefis yoktur, hastalık yoktur. Hayvanlarda da sabır olmaz. Çünkü onlarda akıl yoktur. Hastalar, ilaç kullanmaya mecburdur. İlaç kullanmadan sıhhat bulması oldukça zordur. İnsanlar da sabretmek zorundadır. Sabretmez ise hayatı hep sıkıntılarla geçer… Kur’ân-ı kerimde yetmişten fazla ayet-i kerîme sabretmeyi tavsiye eder, sabredenlere büyük…

Devamını oku

İyi bir Müslüman olmak için

Hakiki Müslüman ibadetini, büyük bir arzu, istek, sevgi ile yapar. Sual: İyi, hakiki bir Müslüman’ın özellikleri, hâlleri nasıl olmalıdır? Cevap: Hakiki Müslüman, dinine, anasına, babasına, hocasına, amirine, memleketin büyüklerine ve kanunlara karşı son derecede saygılıdır. Lüzumsuz şeylerle uğraşmaz, faydalı şeylerle meşgul olur. Kumar oynamaz, vaktini boş geçirmez. Hakiki Müslüman, ibadetini…

Devamını oku

Keşke ben doğmasaydım

Tâbiîn devrinin büyük velilerinden olan Atâ Süleymî hazretleri, Basra’da doğdu. 757’de (h.140) vefat etti. Allah’tan çok korkardı. Bazen sevdiklerinden; “Bana ruhsat, kolaylık gösteren hadisleri; dinde kolaylık gösteren hükümleri söyleyin ki, korku hâlim hafiflesin!” diye ricada bulunurdu. ● ● ● Bir gün, sevdiklerinden Bişr bin Mansur, bu zata; “Ya Atâ! Büyük…

Devamını oku

Dört kısım insandan ikisi iyi ikisi kötüdür

Osman Fazlı Efendi insanların dört kısım olduğunu bildirmiştir. Osman Fazlı Efendi Osmanlı âlim ve evliyâsındandır. 1632’de (H.1041) Bulgaristan’da Şumnu kasabasında doğdu. İlk tahsilinden sonra İstanbul’da bulunan büyük âlim Zâkirzâde Abdullah Efendi’ye intisab ederek ilim ve tasavvufta yüksek derecelere ulaştı. Fatih’te Atpazarı’nda bir dergâh açarak talebe yetiştirdi. Sultan IV. Mehmed Han,…

Devamını oku

Helal lokma yemek kalbi nurlandırır…

“Bir kimse, hiç haram karıştırmadan, kırk gün helal yerse, Allahü teâlâ, onun kalbini nur ile doldurur. Dünya muhabbetini, kalbinden giderir.” İbadetler on kısımdır. Dokuz kısmı helal kazanmaktır. Bir kısmı da bildiğimiz bütün ibadetlerdir. O hâlde helal kazanmaya çok çalışmalıdır. İbadetlerin kabul olması, helal lokmaya bağlıdır. Mü’minûn sûresi, elli ikinci [52]…

Devamını oku