Dinden uzaklaşmak felaket getirir!

Endülüs’teki Müslümanlar, İslam ahlakını bıraktıklarından İspanyollara yenik düştüler!.. Sual: İnsanların, Allahü tealanın emir ve yasaklarını dinlememesi, bunlardan uzaklaşması, bunların felaketi mi olmuştur? Cevap: Bu konuda Kâmûs-ül-a’lâmda deniyor ki: “Endülüs Sultanı Üçüncü Abdurrahman, memleketini genişletti, kuvvetlendirdi. Fas’ta hükûmet süren İdrîsîleri, Fâtımîlere karşı destekledi. Bunları hükmü altına aldı. Mükemmel donanma da yaptı.…

Devamını oku

Hazreti Ali’nin kapısında nöbet tutanlar

Tâbiîn devrinde Medîne’de yetişen büyük âlimlerden Atâ bin Yesâr hazretleri, 84 yaşında iken 721 (H.102) târihinde İskenderiye’de vefât etti. Yâlâ bin Mürre anlatıyor: -Bu genç zât diyor ki: Bir dostuma gittim. Bir husûsu arz ettim. Özet olarak; “Alî kerremallahü vecheh, kâfirlerle şiddetli savaşıp onları kahreden bir kişidir. Kâfirler ona zarar…

Devamını oku

Özür beyân etmek zorunda kalacağın işi yapma!

“Kim Allahü teâlâya karşı hâlini düzeltirse, Allahü teâlâ onunla insanlar arasını düzeltir…” Şeyh Ayderûsî hazretleri büyük velîlerdendir. 1585 (H.993) senesinde Yemen’in Terîm şehrinde doğdu. Orada birçok evliyânın meclisinde bulundu. Sonra Hindistan’a hicret edip Şeyh Abdülkâdir hazretlerinin sohbetlerine katıldı. Ondan da istifâde edip icâzet aldı 1631 (H.1041) senesinde Hindistan’da Devletâbâd’da vefât…

Devamını oku

Gerçek sevgi…

Birini Allah için seven kimse, onu yalnız, Allahü teâlâya itâat ettiği, sevdiği için sever. Hattâ Allahü teâlânın kulu olduğu, yaratığı olduğu için sever. Sevgi, iyi olan bir şeye karşı kendiğinden hâsıl olan bir meyildir. Bu meyil kuvvetli olursa aşk denir. Düşmanlık da iyi olmayan bir şeye karşı kendiliğinden hâsıl olan…

Devamını oku

İnsanları bir arada tutan kuvvet

Bir topluluğu ayakta tutan temel, Allahü teâlânın emrettiği çalışkanlık, adalet, iyilik, saygı gibi din esaslarıdır… Sual: Değişik ırk ve dinden olan insanları, bir arada tutmak beraber yaşamalarını temin etmek mümkün müdür? Cevap: İnsanlık tarihinin başından itibaren, değişik zamanlarda, çeşitli kavimlere mensup olan insanları, bir arada tutmak mümkün olmuştur. Çünkü tarihin…

Devamını oku

Feryat etti ve bayıldı

Tâbiîn devrinin büyük velilerinden olan Atâ Süleymî hazretlerinin bir tanıdığı anlatıyor: Atâ Süleymî bir gün bana; “Ey Beşir! Ölüm peşimde; kabir önümde, gideceğim yer mahşer, geçeceğim yol Cehennem üzerindeki sırat köprüsüdür. Bilemiyorum ki, Rabbim bana ne muamele yapar?” dedi. Ve bir “ah!” çekti. Sonra feryat etti! Ve düşüp bayıldı… Uzun…

Devamını oku