“Bu makâma nasıl ulaştın?”

Ebû Bekr bin İyâş hazretleri, Tâbiîn’den, hadîs ve kırâat âlimidir. Heysem adında sevdiği biri anlatıyor: Bir gece rüyâmda Ebû Bekr bin lyâş’ı gördüm. Önünde bir “hurma tabağı” vardı. Kendisine; “Yâ Ebâ Bekr! Bilirsin ki, ben hurmayı çok severim, bana da o hurmadan ikrâm etmeyecek misin?” dedim. Bana baktı. Ve cevâben;…

Devamını oku

İstikâmet üzere olmak kerâmetten üstündür!

“Bize ve size lâzım olan; İslâmiyete uymak ve büyüklerin yolu üzere istikâmette olmaktır.” Hazret-i Vahdet Hindistan’da yetişen evliyânın büyüklerinden olup İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin üçüncü oğlu olan Muhammed Saîd Fârûkî’nin beşinci oğludur. Adı Abdülehad’dır. 1635 (H.1045) senesinde Serhend’de doğdu, 1710 (H.1122) senesinde vefât etti. Amcası Muhammed Ma’sûm Fârûkî’nin sohbetinde bulunarak zâhirî…

Devamını oku

Oruçla kavuştuğumuz nimetler…

Oruçta, sayılamayacak kadar çok faydalar vardır. Fakat biz orucu bu faydalar için değil, dinimizin emri olduğu için tutuyoruz… Rabbimiz, bize neyi emretmişse, neyi yapmamızı buyurduysa mutlaka onda bizim maddi ve manevi faydalarımız vardır. Hangilerini haram kılmışsa, şüphesiz onlarda da pek çok zararlarımız vardır. Bugün anlamasak bile yarın, gün geçtikçe daha…

Devamını oku

Hasta olanlar, oruç tutamaz mı?

“Bir kimsenin hastalığı artacaksa veya iyi olması gecikecekse oruç tutmayıp sonra kaza eder.” Sual: Bir kimsenin, oruç tutunca hastalanma tehlikesi varsa veya hastalığının artması söz konusu ise, böyle bir kimse oruç konusunda ne yapması gerekir? Cevap: Konu ile alakalı olarak İbni Âbidînde deniyor ki: “Hasta, hastalığının artmasından veya iyi olmasının…

Devamını oku

Mahşer günü mahcup olan kul!

Tâbiîn’in büyüklerinden Atâ bin Ebî Rebah hazretlerine; “Bir kimsenin velî olduğu nasıl anlaşılır efendim?” diye sordular. Cevâbında; “Tatlı dili, güzel ahlâkı, güler yüzü, cömertliği, münâkaşa etmemesi, özürleri kabûl etmesi ve herkese merhamet etmesiyle anlaşılır” buyurdu. ● ● ● Bir gün de sohbetinde; “Yumuşak huylu, hilim sâhibi kimse, gündüzleri oruç tutan,…

Devamını oku

“Evliyâ, kınından çekilmiş bir kılıç gibidir!..”

“Bir kimse kendini kılıca vursa, kabahat kılıcın mıdır, yoksa kendini kılıca vuranın mı?” Abdülehad Nûrî Efendi İstanbul’da yetişen büyük velîlerdendir. 1594 (H.1003)) senesinde Sivas’ta doğdu. 1651 (H.1061) senesinde İstanbul’da vefât etti. Abdülehad Nûrî Efendi ilim tahsîline Sivas’ta başladı. Küçük yaşta babasız kaldı. Halvetiyye yolunun büyüklerinden Şeyh Şemseddîn-i Sivâsî’nin halîfesi olan…

Devamını oku